Bilindiği gibi, 1992 yılında imzalanan ve o zamanki Avrupa Topluluğu üyelerinin tamamı tarafından referandum şeklinde 1993'te onaylanıp yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması, AT'nin politik, ekonomik ve sosyal entegrasyonun tam olarak oturmasını sağlamıştır. İktisadi ve sosyal kalkınma yolundaki AT'nin en önemli temel taşı olarak kabul edilen bu antlaşma, aynı zamanda, Avrupa Birliği Antlaşması olarak da bilinmektedir.
"Tek Avrupa" fikrinin en son adımı olarak görülen bu antlaşmada Avrupa Ekonomik Topluluğu ve daha sonra Avrupa Topluluğu adı, Avrupa Birliği adını almıştır. Bu antlaşma ile Avrupa Topluluğu içinde yer alan her topluluk, "kurumsallaştırılmış" ve toplulukların hukuki bir zemin kazanmalarının önü açılmıştır.
Antlaşma, genel olarak, üç ana temel kurum üzerine yoğunlaşmıştır. Bunlardan ilki ekonomik ve parasal birliğin kurulması ve etkinlik kazandırılması, ikincisi ortak dışişleri ve güvenlik politikası geliştirmek ve son olarak, adalet ve içişleri işbirliğini kapsamaktadır.
Antlaşmanın en önemli maddesi, kuşkusuz, ekonomik ve parasal birliğin sağlanması yönündeki maddedir. Söz konusu madde ile Avrupa, parasal ve iktisadi olarak, bütünleşmenin nihai adımını atmıştır. Birliğin para politikaları, ortak bir para biriminin (Avro) kullanılması, Avrupa Merkez Bankası'nın yetkilerinin genişletilmesi ve ekonomik konulardaki politikaların etkinliğinin arttırılması gibi, AB açısından, son derece önemli kararlar alınmıştır.
Ortak savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılandığı bu madde, AB'nin gelecek dönemki güvenlik sorunlarına karşı genel perspektifini oluşturması açısından oldukça önemlidir.
Aynı maddede, ilk defa, "Avrupalılık" kavramı tartışılmaya açılmıştır. Avrupa kimliğinin önemi ve değeri sorgulanmış ve antlaşma ile, AB üyelerinde yaşayan insan topluluklarına, genel olarak, "Avrupa vatandaşı" tanımlaması getirilmiştir. Söz konusu maddeyle AB vatandaşları, birliğe üye herhangi bir ülkenin belediye seçimlerine katılmasının ve ülke vatandaşı olmayan kişilerin, belediye üyesi seçilmesinin yolu açılmıştır. Avrupa Birliği içinde oturum ve yaşama hakkı, bu madde ile güvence altına alınmıştır.
Avrupa Parlamentosu'nun "yelpazesi" genişletilmiş, üye ülkelerin "müşterek politikalar" izlenmesi esas alınmıştır. Aynı zamanda, iktisadi ve sosyal uyum çerçevesinde, üye ülkelerin, ekonomik konularda yardım alması kararlaştırılmıştır. Bununla birlikte, üye olacak ülkelere yapılacak ekonomik ve sosyal yardımlar da söz konusu madde ile güvence altına alınmaktadır. Maastricht Antlaşması ile adalet ve içişleri konularında, üye devletlerin, tam bir uyum içinde işbirliği yapmaları da kararlaştırılmış, bu amaçla Europol ya da Avrupa Polis Teşkilatı kurulmuştur.
Amsterdam Antlaşması ile AP'nin yetkileri arttırılmış, "Avrupalılık" kavramının ne olduğu sorgulanmış ve Avrupalılık kavramının tanımı yapılmış, temel insan hakları ve özgürlükler konuları yasayla güvence altına alınmış, özgürlük, adalet ve güvenliğin AB'nin temelini oluşturduğu açıklanmıştır.
Sırasıyla Paris Antlaşması'ndan Roma Antlaşması'na, Brüksel Antlaşması'ndan Maastricht Antlaşması'na kadar her antlaşma, Amsterdam Antlaşması'nın temellerini oluşturmaktadır. Bu açıdan, Amsterdam Antlaşması'nı, diğer antlaşmalardan ayrı düşünmek gerekir. Zira Amsterdam'da imzalanan antlaşma, daha sonra Nice ve Lizbon Antlaşmaları ile pekiştirilecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder